|
Öğretmen
Dünyası
Dergisi
"Başyazı"
Arşivi
Sayı:
385
 |
Zeki
Sarıhan,
Kuşaklar
Buluşması
ve 33.
Yıl
Nazım
Mutlu
Ülkemizin
eğitim
tarihi,
önemli
ölçüde
siyasal
tarihimizle
uyumlu
bir yol
izler:
Tanzimat
Dönemi,
Meşrutiyet
Dönemi
(burada
söz
konusu
olan 2.
Meşrutiyet’tir,
1908’le
başlayan;
1.si
Tanzimat
yıllarının
içinde
eridiğinden),
Milli
Mücadele
Dönemi,
Cumhuriyet
Dönemi…
Sonra
’40
Kuşağı,
’68
Kuşağı
ve ’78…
‘78’den
sonrasına
ilişkin
belirgin
bir
siyasal
dönem ya
da kuşak
adlandırması
yapılmış
değil
henüz.
Durum,
eğitim
tarihimiz
için de
geçerli.
Örneğin
’90
Kuşağı
ya da
2000
Kuşağı
gibi bir
bölümlemeden
söz
edilmiyor,
şimdilik.
Günümüzdeki
öğretmen
kuşağının
tarihsel
süreçteki
yeri
bulanık.
Halihazırda
‘90’lı
yıllarda
mesleğe
girenlerin
çoğunlukta
olduğu
dönemdeyiz.
Fakat
siyasal
tavır
yönünden
şimdiki
kuşağın
öne
çıkan
özelliği
nedir?
Görünen
o ki,
çareyi
herhalde
daha çok
bireysel
kurtuluşta
arayan,
ülkenin
içinde
bulunduğu
girdapları
pek tasa
etmeyen,
kendi
halinde,
etliye
sütlüye
karışmadan
işini
yapmayı
düşünen
bir
meslek
algısının
egemen
olduğu
dönemdeyiz.
Tartışmalı
bir
durum…
Öğretmen
Dünyası,
dergimiz,
33.
yılına
girdi.
33 yıl
önce
çıkılan
yolda,
dergimizin
öncü
kadrosunda
önemli
ölçüde
’40
Kuşağı
ile
’68’liler
vardı.
Bu iki
kuşağın
buluşma
noktasındaki
ortak
değerleri
tam
bağımsızlıkçılığın,
halkçılığın
ve
aydınlanmacılığın
oluşturduğu
açık.
Satı
Erişen’le
Zeki
Sarıhan’ı,
M. Rauf
İnan’la
Ayhan
Sarıhan’ı,
Sami N.
Özerdim’le
Refik
Saydam’ı,
Kifayet
Özaydın’la
Savaş
Yalçın’ı…
buluşturan
ruh,
ülkemizin
bir
süredir
sürüklendiği
tehlikeli
yok oluş
sürecine
karşı
açılan
direniş
ruhuydu.
Bu
çizgi,
’40
kuşağının
ömrünü
tamamlamasından
sonra
‘68’lilerle
78’lilerce
sürdürüldü.
Bugüne
gelirsek…
Dergimizin
kadrosunda
hem ’68
kuşağını
temsil
etme hem
dergimizin
çekirdeğini
oluşturma
anlamında
Zeki
Sarıhan
kalmıştı
tek.
Şimdi,
2011
sonunda
o da
ayrıldı
aramızdan.
Var olan
kadroya
göre bir
saptama
yapmak
gerekirse,
genel
durumun
özeti
şudur:
Öğretmen
Dünyası’nda
bugün
yaş
ortalaması
50’lerde
olan bir
kadro
var.
Başka
bir
anlatımla,
’78
Kuşağı…
90’lardan,
2000’lerden
mutfağımıza
katılan
–değişik
illerden
çabalarımıza
omuz
veren
özverili
temsilcilerimizin
varlığını
unutmadan
söylemek
gerekirse-
kimse
yok!
Bunun ne
anlama
geldiği,
gelebileceği
yoruma
açık.
Ama
somut,
gerçek
durum
bu.
Kendisinden
öncekiyle
kendi
kuşağını
ve bir
sonraki
kuşağı
buluşturup
32
yıllık
yayın
yaşamına
damgasını
vuran,
şimdi
görevlerinden
ayrılan
(ama
düşünce
ve
deneyimlerinden
yararlanmayı
sürdüreceğimiz)
Zeki
Sarıhan’ın
başarısını
görmek,
durup
anlamak
gerekir
burada.
1940’tan
2012’ye,
ortalama
70
yıllık
eğitim
tarihimizin
birikimini
bir
noktada,
Öğretmen
Dünyası’nda
toplayıp
ileride
değerinin
çok daha
iyi
anlaşılacağını
öngördüğümüz
bir
maraton
koşucusudur
söze
konu
olan
kişi.
Biz,
şimdi
işin
başında
olanlar,
ülkemizin
gidişiyle
orantılı
kör
savruluşa
ne kadar
direniriz?
Salt
eğitim
alanında
değil,
toplumsal-siyasal-kültürel
ve
örgütsel
duyargaların
iyiden
iyiye
iğdiş
edildiği
gidişe
karşı ne
ölçüde
bir
savunma
becerisi
gösterebiliriz,
bilinmez.
Fakat
bildiğimiz
bir şey
var ki,
o da
bizden
öncekilerin
aydınlanmacı
birikimini,
yurtsever-devrimci
tavrını
içselleştirmiş
olmak…
Yeni
dönemde,
bütün
olumsuz
gelişmelere
karşı
tutumumuza
yön
veren
güç bu
olacak.
Sarıhan
Öğretmenimizden
devralınan
kalıtın
özünde
hep
halkın
çıkarlarından
yana
olmak
vardı,
yine o
olacak.
Okullarımızda
daha
bilimsel,
daha
demokratik,
daha
insanca
eğitim
ortamlarını
yaşama
geçirmek
vardı,
yine
onlar
olacak.
Çocuklarımızın,
gençlerimizin
yaşamlarını
kitaplarla,
sanatın
onarıcı
güzellikleriyle,
özgürce
düşünme
ve
yaratıcı
tartışma
kültürüyle
bezemek
vardı,
yine
onlar
olacak.
Öğretmen
Dünyası
33.
yılına
bu
değerleri
sürdürerek
giriyor.
Doğru
bildiklerini
çekinmeden,
bıkıp
usanmadan
söyleyerek…
Yeni
yılınızı
bu
duygular
içinde
kutluyorum.
|